- Kategoriler
- Aydın Erkmen İllüstrasyon Sergisi
- Bensen Ünlüoğlu
- Meral Tunca Kırk Yama Kırk Çanta Elişi Sergisi
- Mehlika Baş Camaltı Resim Sergisi
- Sevil Ilgaz Kişisel Resim Sergisi
- Kibele'nin Torunları 2 Karma Resim & Heykel Sergisi
- Şeref & Melike Doğan-Karma Seramik Sergisi
- Çiler Belen Sandık Odası Sergisi
- Sema Karcı & Serap Pekin Takı ve Obje Sergisi
- Ful Origami - Ful Duran Kişisel Origami Sergisi
- Büyük Şehrin Küçük İnsanları - Özhan Pak Kişisel Seramik Sergisi
- Güneş Kadınları - Fotoğraf ve Bebek Sergisi
- Nilgün Sokullu & belgin Şahin - Hayaller Yorumlar
- Alev Oskay -Benle.... - Seramik Sergisi
- Kibele nin Torunları - Karma Resim ve Heykel Sergisi
- TAKILASI AŞKLAR - Karma Takı Sergisi
- Hülya Deniz Özkal - Kum ve Ateş - Gümüş ve Cam Boncuk Sergisi
- Bülent Himmetoğlu - Camaltı Resim Sergisi
- Lesya Demchenko -Kedili İstanbul / Resim Sergisi
- Şebnem Çaylan - NEVİ-STANBUL / Resim Sergisi-Şebnem Çaylan
- Yüksel Dede - Toprakla Yoğrulan Kültür / Seramik Sergisi
Güngör ÖZSOY - İstanbul ve Ayasofya /Fotoğraf Sergisi
.jpg)
03 - 28 Nisan 2007
Sanatçı müzisyen bir ailenin çocuğu olarak 1941 yılında İstanbul’da doğmuş, 1958-60 yıllarında dönemin ünlü müzikholü Küçük Çiftlik Gazinosu’nun sahnesinde çalışmıştır. Selahattin Pınar gibi bir müzik dehasıyla aynı sahneyi paylaşabilecek derecede müzik bilgisi ve becerisine sahiptir.
Güngör Özsoy, 1960 yılında, o güne kadar amatörce ilgilendiği fotoğraf sanatına tutkusunun ön plana çıkmasıyla, magazin muhabiri olarak gazeteciliğe başlamış. Önce, Gece Postası ve Radyo Alemi gibi dönemin ünlü gazete ve dergilerinde çalışmıştır.
Daha sonra sırasıyla Artist, Sinema, Ses ve Perde gibi magazin ağırlıklı dergilerde şöhret basamaklarını hızla tırmanmış ve Erol Dernek, Sayıl Erman, Meftun Olgaç gibi magazin dünyasının efsane isimleri arasına katılmayı başarmıştır.
Türk Sineması’nda 250-300 filmin çekildiği, yeni yeni sinema yıldızlarının ortaya çıktığı, dolayısıyla magazin dergilerinin tiraj patlaması yaptığı 60’lı yıllar, Özsoy’un hem basında hem de sinema alanında adını daha çok duyurduğu dönem olmuştur.
Askerlik hizmetinden sonra sanatçı, çalışmalarını Suat Yalaz’ın yayınladığı Saklambaç dergisinde sürdürmüştür (1965). Bu sırada Suat Yalaz, yarattığı Karaoğlan’ı beyaz perdeye uyarlamaktadır. Özsoy, bu filmle sinema fotoğrafçılığına başlamıştır.
Aynı yıl, Ertem Eğilmez’in davetiyle Arzu Film’e geçen Özsoy, aralıksız 15 yıl fotoğraf direktörlüğü yapmıştır. Ünlü kameraman Kriton İliadis’ten edindiği kazanımlarla çektiği film fotoğraflar, sinema tarihimizin örnek çalışmalarındandır.
Güngör Özsoy, Türk Sineması’nın çöküş yıllarının başladığı 80’li yıllarda reklam ve sanayi fotoğrafçılığına yönelmiştir. 90’lı yıllarda Özsoy’un imzasını daha çok kartpostallarda, takvimlerde, posterlerde ve turistik kitaplarda görüyoruz. Sanatçı doğaya yönelmiş, Türkiye’nin tarihi ve doğal güzelliklerini yansıtan fotoğraflar çekmektedir.
Bugün sanatçı’ nın arşivinde Türkiye’nin tarihi ve doğal güzelliklerini yansıtan 20.000’den fazla fotoğrafın olması, bilgi ve beceriyle bütünleşmiş, fedakârlıkla yoğrulmuş bir sanat aşkının sonucu ortaya çıkmıştır. Bu fotoğraf kareleri, sanat sevgisiyle, yurt sevgisinin harmanlandığı ulvî bir heyecanın ürünüdür.
Konusu ne olursa olsun, çektiği bütün fotoğraflarda o hep güzel’i aramıştır. “Çirkinlikler hep var, önemli olan gelip geçiveren güzellikleri yakalayıp ebedileştirmektir” demektedir.
Güngör Özsoy fotoğraf makinesini bir ressamın palet ve fırçasını kullandığı gibi ustalıkla kullanabilen, kendine özgü bir yöntem geliştirebilen, adeta gökyüzüne, denize, ağaçlara yeni renkler katan ender fotoğraf sanatçılarımızdandır.
“Fotoğrafçılık Güzellikleri Ebedileştirme Sanatıdır” diyor sanatçı…..
